Alanya Avukatlık Ve Hukuki Danışmanlık Bürosu

Kirayı Ödemeyen Kiracı Nasıl Çıkarılır? (İcra Yoluyla Tahliye) – Alanya Avukat

Temmuz 30, 2026 Gayrimenkul Hukuku 11 dk okuma

Giriş: Kirayı Ödemeyen Kiracı Sorununa Profesyonel Hukuki Çözümler

Antalya ve Alanya gibi emlak piyasasının dinamik olduğu bölgelerde mülk sahibi olmak, önemli bir yatırım güvencesi sağlar. Ancak bu yatırımın en can sıkıcı sorunlarından biri, kirasını düzenli ödemeyen kiracılarla karşılaşmaktır. Kiranın zamanında ödenmemesi, mülk sahipleri için hem finansal bir yük hem de ciddi bir stres kaynağı haline gelebilir. Bu noktada, duygusal tepkiler vermek veya yasal olmayan yollara başvurmak yerine, hukukun çizdiği net ve etkili yolları izlemek esastır. Ekip olarak, bu zorlu süreçte mülk sahiplerinin haklarını korumak ve en hızlı çözüme ulaşmalarını sağlamak için buradayız. Bu makalede, kirayı ödemeyen bir kiracının yasal yollarla, özellikle de icra takibi yoluyla nasıl tahliye edileceğini adım adım ve anlaşılır bir dille açıklayacağız.

Kiracı Tahliyesinin Yasal Dayanakları: Hangi Kanunlar Devrede?

Kiracı tahliye süreçleri, keyfi uygulamalara kapalı, kanunlarla sıkı bir şekilde düzenlenmiş hukuki işlemlerdir. Bu alandaki temel düzenlemeler iki ana kanunda yer almaktadır: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK). Bu iki kanun, sürecin nasıl işleyeceğini, tarafların hak ve yükümlülüklerini ve izlenmesi gereken prosedürleri net bir şekilde belirler.

  • Türk Borçlar Kanunu (TBK): Kira sözleşmesinin kurulması, tarafların borçları ve sözleşmenin sona erme hallerini düzenler. Kiracının kirayı ödemede gecikmesi durumunda, ‘temerrüt’ adı verilen hukuki durum ve bunun sonuçları TBK’da açıklanır. Kiraya verenin, kiracıya ihtar çekme ve belirli bir süre verme zorunluluğu gibi konular bu kanunun kapsamındadır.
  • İcra ve İflas Kanunu (İİK): Mahkeme kararı olmaksızın alacakların tahsili ve taşınmazların tahliyesi gibi konuları düzenler. Kiranın ödenmemesi nedeniyle başlatılan tahliye süreçlerinin icra daireleri aracılığıyla nasıl yürütüleceği, ödeme emri, itiraz süreleri ve fiili tahliye işlemleri İİK hükümlerine tabidir. Bu kanun, mülk sahiplerine mahkemeye gitmeden, daha hızlı bir yol olan ilamsız icra takibi ile tahliye imkanı sunar.

Bu yasal çerçeve, bir yandan mülk sahibinin alacağını ve mülkünü geri alma hakkını güvence altına alırken, diğer yandan kiracının da haksız bir şekilde evden çıkarılmasını önlemeyi amaçlar. Bu nedenle, sürecin her adımının kanunlara harfiyen uygun olarak yürütülmesi, hak kaybı yaşanmaması için kritik öneme sahiptir.

Adım Adım: İcra Yoluyla Kiracı Tahliye Süreci

Kirayı ödemeyen kiracıyı tahliye etmenin en hızlı ve en sık başvurulan yolu, ‘tahliye talepli ilamsız icra takibi’ başlatmaktır. Bu yöntem, noter aracılığıyla ihtarname gönderme sürecini atlayarak doğrudan icra dairesi üzerinden işlem yapılmasına olanak tanır ve zaman kazandırır. İşte bu sürecin detaylı adımları:

1. Adım: Doğrudan Tahliye Talepli İcra Takibi Başlatmak (Örnek No: 13)

Sürecin ilk ve en önemli adımı, yetkili İcra Dairesi’ne başvurarak tahliye talepli bir icra takibi başlatmaktır. Bu işleme özel olarak hazırlanan ve ‘Örnek No: 13’ olarak bilinen takip talebi formu kullanılır. Bu form, hem ödenmeyen kira bedellerinin tahsilini hem de kiracının taşınmazdan tahliyesini aynı anda talep etme imkanı sunar.

Bu aşamada dikkat edilmesi gerekenler şunlardır:

  • Gerekli Belgeler: Genellikle yazılı kira sözleşmesinin bir örneği, mülk sahibinin kimlik fotokopisi ve takip talebi formu yeterlidir. Yazılı bir sözleşme olmasa dahi takip başlatılabilir ancak kiracının itirazı durumunda ispat süreci zorlaşacaktır.
  • Takip Talebinin İçeriği: Takip talebinde, ödenmeyen kira borçlarının hangi aylara ait olduğu, toplam alacak miktarı, yasal faiz talebi ve en önemlisi ‘tahliye’ talebi açıkça belirtilmelidir. Tahliye talebinin unutulması, takibin sadece bir alacak takibi olarak kalmasına neden olur ve tahliye hakkı kazandırmaz.

2. Adım: Kiracıya Ödeme Emrinin Tebliğ Edilmesi

İcra Dairesi, başvurunuzu aldıktan sonra hazırlanan ödeme emrini kiracının adresine tebliğ eder. Bu ödeme emri, kiracı için hukuki sonuçlar doğuran resmi bir belgedir ve şu kritik bilgileri içerir:

  • 7 Günlük İtiraz Süresi: Kiracı, tebligatı aldığı tarihten itibaren 7 gün içinde borca veya kira sözleşmesine yazılı olarak İcra Dairesi’ne itiraz edebilir.
  • 30 Günlük Ödeme Süresi: Kiracı, itiraz etmezse, tebligatı aldığı tarihten itibaren 30 gün içinde belirtilen tüm borcu (kira aslı, faiz ve icra masrafları) ödemek zorundadır.
  • Hukuki Sonuçlar: Ödeme emrinde, 7 gün içinde itiraz edilmez ve 30 gün içinde ödeme yapılmazsa, mülk sahibinin İcra Hukuk Mahkemesi’ne başvurarak tahliye talep edebileceği ve ayrıca borç için haciz işlemlerine başlanacağı açıkça belirtilir.

Bu tebligat, Türk Borçlar Kanunu’nda aranan ‘yazılı ihtar’ şartını da yerine getirmiş olur. Yani bu yöntem, iki hukuki işlemi (ihtar ve icra takibi) birleştirerek süreci hızlandırır.

3. Adım: Ödeme Emrine Karşı Kiracının Tutumu ve Olası Senaryolar

Ödeme emrinin tebliğinden sonra sürecin nasıl ilerleyeceği, tamamen kiracının atacağı adımlara bağlıdır. Mülk sahiplerinin bu senaryolara hazırlıklı olması gerekir:

Senaryo 1: Kiracı 30 Gün İçinde Borcunu Öderse

Eğer kiracı, 30 günlük yasal süre içinde tüm borcu icra dosyasına öderse, aynı borca dayanarak kiracıyı tahliye etme hakkınız ortadan kalkar. Bu durumda, mülk sahibi olarak alacağınızı masraflarıyla birlikte tahsil etmiş olursunuz. Ancak bu durum, kira ilişkisinin devam ettiği ve gelecekteki bir temerrüt durumunda yeniden yasal yollara başvurma hakkınızın saklı olduğu anlamına gelir.

Senaryo 2: Kiracı 7 Gün İçinde Ödeme Emrine İtiraz Ederse

Bu, süreci uzatan en yaygın durumdur. Kiracı, borcun miktarına, varlığına veya kira sözleşmesindeki imzasına itiraz edebilir. İtirazla birlikte icra takibi otomatik olarak durur. Bu noktadan sonra mülk sahibinin takibe devam edebilmesi ve tahliyeyi sağlayabilmesi için mahkemeye başvurması zorunludur. İki farklı dava yolu mevcuttur:

  • İtirazın Kaldırılması ve Tahliye Davası: Bu dava, İcra Hukuk Mahkemesi’nde açılır. Daha hızlı ve pratik bir yoldur. Ancak bu davanın açılabilmesi için elinizde yazılı ve noter onaylı olmayan ancak kiracının imzasını taşıyan bir kira sözleşmesi bulunmalıdır. Mahkeme, bu davada sadece belgelere dayalı sınırlı bir inceleme yapar; imza ve borç miktarını inceler. Kiracının itirazı haksız bulunursa, mahkeme hem itirazın kaldırılmasına, hem de kiracının tahliyesine karar verir.
  • İtirazın İptali ve Tahliye Davası: Bu dava ise Sulh Hukuk Mahkemesi’nde açılır. Yazılı bir sözleşmenin olmadığı veya kiracının imzasını inkar ettiği durumlarda bu yola başvurulur. Bu, tanık dinletilebilen, daha kapsamlı bir yargılama sürecidir ve genellikle daha uzun sürer.

Senaryo 3: Kiracı İtiraz Etmez ve Ödeme Yapmazsa

Bu, mülk sahibi için sürecin en sorunsuz ilerlediği senaryodur. Kiracı 7 gün içinde itiraz etmemiş ve 30 gün içinde ödeme yapmamışsa, borç ve tahliye talebi kesinleşmiş olur. Bu durumda, 30 günlük ödeme süresinin bittiği tarihten itibaren 6 ay içinde İcra Hukuk Mahkemesi’ne başvurarak kiracının tahliyesini talep etmeniz gerekir. Mahkeme, prosedürün usulüne uygun işletildiğini teyit ettikten sonra kısa bir süre içinde tahliye kararı verecektir.

4. Adım: Tahliye Kararının Alınması ve Fiili Tahliye İşlemi

İcra Hukuk Mahkemesi’nden tahliye kararını aldıktan sonra son adıma geçilir. Bu karar, kesinleşmesinin ardından icra dosyasına sunulur. Avukatınız aracılığıyla icra dairesinden fiili tahliye için gün talep edilir. Belirlenen günde, bir icra memuru, gerekli durumlarda polis veya jandarma eşliğinde (kolluk kuvvetleri) kiralanan mülke gider. Kiracıdan mülkü boşaltması istenir. Kiracı mülkü boşaltmazsa, içerideki eşyalar yediemin deposuna kaldırılır ve mülk, mülk sahibine teslim edilir. Böylece hukuki süreç fiilen tamamlanmış olur.

Alternatif ve Güçlü Bir Yöntem: İki Haklı İhtar Nedeniyle Tahliye

Kirayı sürekli geç ödeyen ancak icra takibinin 30 günlük süresi içinde ödeme yapan kiracılar için farklı bir yasal yol daha mevcuttur. Türk Borçlar Kanunu’nun 352/2. maddesi, bu durumu ‘iki haklı ihtar’ olarak düzenler. Bu yöntem, kiracının kira sözleşmesini sürekli ihlal etmesini önlemeyi amaçlar.

Bu yolla tahliye için aranan şartlar şunlardır:

  • Kiraya veren, bir kira yılı içerisinde (örneğin, 01.01.2026 – 31.12.2026 arası) kiracıya kira bedelini ödemediği için iki defa haklı olarak yazılı ihtar göndermiş olmalıdır.
  • Bu ihtarların noter aracılığıyla gönderilmesi ispat kolaylığı açısından şiddetle tavsiye edilir.
  • İhtarlar, farklı aylara ait ödenmemiş kira bedelleri için olmalıdır.
  • İki haklı ihtar şartı gerçekleştikten sonra, kira yılının bitimini takip eden 1 ay içinde Sulh Hukuk Mahkemesi’nde tahliye davası açılmalıdır. Bu süre hak düşürücü olup, kaçırılması durumunda dava açma hakkı kaybolur.

Bu yöntem, özellikle kirayı bir yaşam tarzı olarak sürekli geciktiren kiracılara karşı stratejik ve etkili bir hukuki silahtır.

Kiracı Tahliye Sürecinde Avukat Desteğinin Önemi

Kiracı tahliye süreçleri, basit gibi görünse de usul ve esasa ilişkin pek çok teknik detay barındırır. Sürelerin kaçırılması, eksik veya hatalı bir belge sunulması, yanlış mahkemede dava açılması gibi küçük bir prosedür hatası bile davanın reddedilmesine ve aylarca sürecek bir zaman kaybına neden olabilir. Özellikle Alanya ve Antalya gibi turizm bölgelerinde dinamik kira piyasası, bu tür hukuki süreçlerde tecrübeli bir desteği daha da önemli kılmaktadır.

Profesyonel bir avukatla çalışmanın faydaları:

  • Doğru Strateji Belirleme: Durumunuza en uygun ve en hızlı tahliye yöntemini (icra takibi, iki haklı ihtar, ihtiyaç nedeniyle tahliye vb.) belirler.
  • Zaman Kaybını Önleme: Tüm yasal prosedürleri doğru ve eksiksiz yürüterek sürecin gereksiz yere uzamasını engeller.
  • Haklarınızın Tam Korunması: Sadece tahliyeyi değil, aynı zamanda kira alacağı, gecikme faizi, aidat borçları ve mülke verilen zararlar gibi tüm mali haklarınızın da takipçisi olur.
  • Stres Yönetimi: Kiracı ile muhatap olmak, tebligatları takip etmek ve duruşmalara katılmak gibi stresli süreçleri sizin adınıza yönetir.

Unutmayın, hukuki süreçlerde doğru atılan ilk adım, zafere giden yolun yarısıdır. Bir avukatla çalışmak bir maliyet değil, haklarınızı ve yatırımınızı koruyan bir güvencedir.

Sonuç: Haklarınızı Bilin ve Yasal Yollara Başvurun

Kirayı ödemeyen bir kiracıyla karşı karşıya kalmak, mülk sahipleri için zorlayıcı bir deneyimdir. Ancak Türk hukuk sistemi, bu gibi durumlarda haklarınızı korumak için etkili ve net yollar sunmaktadır. İcra takibi yoluyla tahliye, doğru adımlar atıldığında hızlı sonuç veren bir yöntemdir. Sürecin karmaşıklığı ve yasal terminolojisi gözünüzü korkutmamalıdır. Önemli olan, soğukkanlılığınızı koruyarak, yasalara uygun hareket etmek ve sürecin en başında profesyonel hukuki destek almaktır. Alanya merkezli hukuk ekibimiz, kira hukukundan kaynaklanan tüm uyuşmazlıklarda size yol göstermeye ve haklarınızı en etkin şekilde savunmaya hazırdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Süreç, kiracının ödeme emrine itiraz edip etmemesine göre değişir. İtiraz olmazsa 3-6 ay sürebilirken, itiraz ve dava durumunda bu süre 8 ay ila 1.5 yılı bulabilmektedir. Sürecin en başından itibaren profesyonel hukuki destek almak, zaman kaybını önler.
Hayır, bu yasal değildir ve suç teşkil eder. Kiracının temel hizmetlerini kesmek, 'kişilerin huzur ve sükununu bozma' veya 'konut dokunulmazlığını ihlal' suçlarına yol açabilir. Tahliye için yalnızca yasal yollara başvurulmalıdır.
Masraflar; başvuru harçları, tebligat giderleri, bilirkişi ücretleri ve vekalet ücreti gibi kalemlerden oluşur. Dava kazanıldığında, bu masrafların önemli bir kısmı karşı tarafa (kiracıya) yüklenir. Net bir rakam için hukuki danışmanlık almanız en doğrusudur.
Kiracı, 30 günlük ödeme süresi içinde tüm borcu (kira, faiz, masraflar) öderse, aynı borca dayanarak tahliye talep edemezsiniz. Ancak bu durum, gelecekteki olası temerrütler için haklarınızı ortadan kaldırmaz ve 'iki haklı ihtar' için bir ihtar yerine geçebilir.
Yazılı sözleşme olmasa da sözlü kira sözleşmesi geçerlidir. Ancak ispat açısından süreç zorlaşır. İcra takibine kiracı itiraz ederse, 'itirazın kaldırılması' gibi hızlı yollara başvuramazsınız; doğrudan 'itirazın iptali ve tahliye davası' açmanız gerekir.
Tahliye taahhütnamesi, kiracının belirli bir tarihte mülkü boşaltacağına dair yazılı bir belgedir. Geçerli olması için, düzenleme tarihinin kira sözleşmesinden sonra olması ve tahliye tarihini içermesi gerekir. Bu belge, belirtilen tarihte kiracı çıkmazsa doğrudan icra yoluyla tahliyeyi sağlar.
Bu Makaleyi Paylaş:

Hukuki Danışmanlık Alın

Makale konusu veya farklı bir hukuki probleminiz ile ilgili uzman avukatlarımıza danışın.

Bilgileriniz KVKK kapsamında gizli tutulmaktadır.

Alanya Avukatlık ve Hukuk Ofisi
Alanya Avukatlık ve Hukuk Ofisi Online
×
Merhaba,
Size nasıl yardımcı olabiliriz?